Ana içeriğe geç

Bölüm 38: Adres Tükenmesi ve IPv6

11 dakikalık okumaGüncelleme:

Ağlar'a “Sen”i Katmak kitabının bir bölümü: adres çubuğuna yazdığın tek bir isteğin peşinden bakırla fiberin fiziğine inip karşı taraftan geri dönen uzun bir teknik yolculuk.

Kısım 6: Router'dan Router'a (Bölüm 37-44)

Tüm bölümler
  1. Giriş
  2. Adres Çubuğundan İsteğe
  3. Paket Anahtarlamalı Yol
  4. İsimden Adrese
  5. DNS Kayıtları
  6. Önbellek, Tazelik ve Güven
  7. Port Numarası ve Soket
  8. Bağlantısız Taşıma: UDP
  9. Üç Adımlı El Sıkışma
  10. Simetrik Şifreleme
  11. Açık Anahtarlı Kriptografi
  12. TLS El Sıkışması
  13. Sertifika Zinciri
  14. HTTP Mesajının Anatomisi
  15. Durum, Çerez ve Oturum
  16. HTTP/2'den HTTP/3'e
  17. İçerik Dağıtım Ağları
  18. Diğer Uygulama Protokolleri
  19. Katmanlı Mimari
  20. Hizmet ve Protokol
  21. Encapsulation ve Başlıklar
  22. Paket Yakalama ve Çözümleme
  23. Ağ Interface Kartı
  24. Fiziksel Adresleme
  25. Hata Sezme ve CRC
  26. Adres Çözümleme: ARP
  27. Ortam Erişimi: CSMA/CD
  28. Switch'ler
  29. Ağ Topolojileri
  30. Sanal Yerel Ağlar
  31. Kablosuz Erişim: 802.11
  32. Radyo Kanalı ve Kapasite
  33. Kablosuz Ağ Güvenliği
  34. Hücresel Ağlar
  35. Spektrum ve Kuşaklar
  36. Hareketlilik ve Aktarma
  37. Adres Kiralama: DHCP
  38. Adresin Anatomisi
  39. Adres Tükenmesi ve IPv6
  40. Router Mimarisi
  41. Kuyruk Yönetimi
  42. Cihaz Yapılandırma
  43. Routing Protokolleri
  44. Kontrol Düzlemi ve SDN
  45. Ağ İzleme ve Yönetimi
  46. Alanlar Arası Routing
  47. Adres Çevirisi
  48. Ara Kutular
  49. Tünelleme ve IPsec
  50. Firewall'lar
  51. Ağ Saldırıları
  52. Operatör ve Metro Ağları
  53. Bitten Sinyale
  54. Sembol Hızı ve Kanal Kapasitesi
  55. Multiplexing Teknikleri
  56. İletim Ortamları
  57. Bakır Kablo Sonlandırma
  58. Fiber Sonlandırma
  59. Fiber Optik İletim
  60. Bakır Erişim Ağı: DSL
  61. DSL'de Hız ve Mesafe
  62. Pasif Optik Ağlar
  63. Kablo Erişim Ağları
  64. Kablo Modem ve CMTS
  65. Denizaltı Kabloları
  66. Veri Merkezi Ağları
  67. Encapsulation Çözme
  68. Güvenilir Aktarım
  69. Tıkanıklık Denetimi
  70. Trafik Çözümleme
  71. Gecikme Bütçesi
  72. Soket Programlama
  73. Eşten Eşe ve Protokol Tasarımı
  74. Uyarlanır Video Akışı
  75. Gerçek Zamanlı Ses ve Görüntü
  76. Kablosuz Sensör Ağlarının Mimarisi
  77. Sensör Ağlarında Ortam Erişimi
  78. Sensör Ağlarında Yönlendirme ve IP
  79. Zaman Eşitleme ve Konum Bulma
  80. Sensör Ağı Uygulamaları
  81. Mobil Kablosuz Sensör Ağları
  82. Son Söz

Adresi maskeyle ikiye bölüp havuzun toplamını saydın: dört milyarı biraz aşan bir sayı. Yetmedi.

Merkezden dağıtım 3 Şubat 2011’de bitti. IANA elindeki son beş /8 bloğu beş bölgesel kayıt kuruluşuna birer birer verdi; o günden sonra yeni adres ancak geri kazanımdan ya da devirden geldi. Türkiye’nin de bağlı olduğu RIPE NCC’nin havuzu 25 Kasım 2019’da tamamen boşaldı. Peki yerine ne kondu?

Dört cevap, tek büyütme

Adres sıkıntısı 1990’ların ortasında görünür oldu. Sorun soyut bir sayma alıştırması değildi; kurumlar internete açılamadığı için ağın büyümesi fiilen durdu. Tükenmeye dört ayrı cevap üretildi: IPv6, CIDR, özel adresleme ve adres çevirisi. Üçü ömür uzatıyor. Yalnızca biri adres alanını gerçekten büyütüyor.

Büyüten cevap IPv6. Adresi 128 bit, yani IPv4’ün 32 bitine göre dört kat uzun. Alan ise dört kat değil, 2 üzeri 96 kat büyük. Bu çarpan yaklaşık 7,9 çarpı 10 üzeri 28 ediyor ve toplam adres sayısını 3,4 çarpı 10 üzeri 38 civarına çıkarıyor. Adres yalnızca dört kat uzarken alanın katlanarak büyümesinin sebebi bu.

Sürüm numarası neden 5’i atladı? 5 numarası, gerçek zamanlı ses ve görüntü için denenen Internet Stream Protocol’e (ST) verilmişti; o protokol deneysel kaldı ve hiç standartlaşmadı. Numara bu yüzden 4’ten 6’ya sıçradı. Yeni protokolün çalışma adı da IPng’ydi: IP next generation.

Tükenme tek gerekçe değildi. Network layer’ının flow kavramını tanıyıp farklı flow’lara farklı davranması istendi. Gerçek zamanlı uygulamalar için başarım yetersizdi, güvenlik protokole sonradan eklenmişti, routing tabloları şişiyordu. IPv6’yı tasarlayanların önünde tek bir sorun yoktu; birikmiş bir demet vardı.

Yürürlükteki belirtim RFC 8200. Temmuz 2017 tarihli, STD 86 numarasını taşıyor ve kendinden önceki belirtimi geçersiz kılıyor. İlk sürümü ise Aralık 1995 tarihini taşıyordu. Otuz yaşını geçmiş bir protokolden söz ediyoruz. Değişen tek şey network layer oldu; uygulama ve physical layer aynı kaldı, o yüzden tarayıcı ya da kablo değiştirmek gerekmiyor.

Kırk baytta ne var?

Sabit başlık 40 bayt ve alanları hep aynı yerde duruyor. Router her pakette başlık uzunluğunu yeniden hesaplamak zorunda kalmıyor.

Version           4 bit    değeri 6
Traffic Class     8 bit    IPv4'teki hizmet türü alanının karşılığı
Flow Label       20 bit    aynı flow'a ait datagramların etiketi
Payload Length   16 bit    sabit başlıktan sonra gelen bayt sayısı
Next Header       8 bit    zincirdeki bir sonraki başlığın numarası
Hop Limit         8 bit    her düğümde bir azalan sayaç
Kaynak adres    128 bit
Hedef adres     128 bit

40 baytın 32 baytı, yani %80’i, yalnızca iki adres. IPv4’te aynı oran %40’tı: 20 baytlık başlıkta 8 bayt adres. Başlık iki katına çıkarken adres alanı dört katına çıktı.

Next Header, IPv4’teki Protokol alanıyla aynı değer kümesini kullanıyor: 6 TCP, 17 UDP, 58 ICMPv6, 44 parçalama başlığı. Zincirin halkalarını bağlayan alan bu.

Hop Limit, IPv4’teki yaşam süresi alanının devamı. Sıfıra düşen paket yolda atılıyor ama hedefin kendisi sıfır gördüğü paketi atmıyor. Ad değişikliği dürüst: alan hiçbir zaman saniye saymıyordu, sıçrama sayıyordu. Terimi sıçrama sınırı diye sabitliyorum.

Payload Length’in kapsamı IPv4’teki Toplam Uzunluk’tan dar: Toplam Uzunluk kendi başlığını da sayıyordu, bu alan saymıyor. Flow etiketi aynı flow’a ait datagramları işaretliyor ama flow’un kesin tanımı yok. Bugün en yaygın kullanımı yük dengeleme: router’lar aynı flow’un paketlerini aynı yola koymak için bu alana bakıyor ve portları bulmak için başlık zincirinin içine inmek zorunda kalmıyor (RFC 6437).

Başlığın hikâyesi ekleme değil, çıkarma. Checksum, parçalama alanları ve seçenek alanı sabit başlıktan çıktı. Checksum’ın çıkmasının sebebi hız: IPv4’te her router TTL’i azalttığı için checksum’ı da her sıçramada yeniden hesaplamak zorundaydı. Link layer’ın CRC’si ve transport layer’ın checksum’ı zaten vardı; IPv6’da UDP checksum’ı bu yüzden isteğe bağlı olmaktan çıkıp zorunlu oldu. Parçalama da yol üstünden kalktı ve yalnızca kaynakta yapılıyor: fazla büyük bir paketle karşılaşan router onu atıp kaynağa “paket çok büyük” mesajı dönüyor. Çıkan alanların yerini bir zincir aldı.

Uzatma başlığı (extension header) altı türde sayılıyor: hop-by-hop seçenekleri, hedef seçenekleri, routing, parçalama, kimlik doğrulama ve şifreli yük. Hop-by-hop seçenekleri yol üstündeki her router için, hedef seçenekleri yalnızca varış düğümü için. Parçalama da artık bir alan değil, Next Header değeri 44 olan ayrı bir başlık.

Zincirin sahada bir bedeli var. Birçok firewall ve router uzun bir başlık zincirini sonuna kadar okumayı göze almıyor ve uzatma başlığı taşıyan paketi düşürüyor; RFC 7872’deki ölçüm bu kaybın küçümsenemeyecek boyutta olduğunu gösterdi. Tasarımın esnekliği, yol üstündeki kutuların temkini yüzünden pratikte daralıyor.

Alt sınır da tabana yazıldı. IPv6 her bağdan en az 1.280 baytlık MTU istiyor; daha dar bir bağ parçalamayı kendi altındaki katmanda halletmek zorunda. Asgari MTU’da yüke kalan yer 1.240 bayt ve uzatma başlığı eklendikçe bu pay daralıyor. Ayarlanabilir bağlar için tavsiye 1.500 bayt, sebebi de açıkça tünelleme.

Sekiz grup, iki nokta üst üste

128 bit onluk yazılınca okunmuyor. Adres bu yüzden 16’şar bitlik sekiz gruba bölünüyor, gruplar iki nokta üst üste ile ayrılıyor ve onaltılık yazılıyor. Her onaltılık basamak dört bit taşıdığı için her grup dört basamak.

Kural olmasa aynı adresin birkaç geçerli yazımı olurdu ve karşılaştırma metin düzeyinde bozulurdu. Yazım bu yüzden tek biçime bağlandı. Kurallar kısa. Baştaki sıfırlar atılır, harfler küçük yazılır, en uzun ardışık sıfır dizisi çift iki noktaya iner. Tek bir sıfır grubu için çift iki nokta kullanılmaz. İki dizi eşit uzunluktaysa baştaki kısaltılır.

2001:0db8:0000:0000:0000:0000:0000:0042  ->  2001:db8::42
2001:0db8:0000:0000:00ff:0000:0000:0001  ->  2001:db8::ff:0:0:1

İlk satırda 39 karakterlik gösterim 12 karaktere iniyor. İkinci satırda iki sıfır dizisi eşit uzunlukta, bu yüzden baştaki kısalıyor ve ikincisi açık kalıyor. İki yazım da aynı 128 biti anlatıyor.

Adresin ilk 64 biti alt ağı, son 64 biti o bağdaki interface’i gösteriyor. Routing ilk yarıya bakıyor, teslim ikinci yarıya. Alt ağa bölmedeki posta kodu benzetmesi burada da yürüyor: ilk yarı posta kodu, ikinci yarı kapı numarası. Tek fark sınırın yeri: IPv4’te maske sınırı istediği yere çekebiliyordu, IPv6’da alt ağ ile interface arasındaki sınır neredeyse her zaman tam ortadan, 64. bitten geçiyor.

Klasik yöntemde interface kimliği, Modified EUI-64 biçimiyle 48 bitlik MAC adresinden türetiliyor. 23. bölümde kartın fabrikadan gelen adresini görmüştük; bu yöntemde makinenin IPv6 adresinin yarısı orada, kartın üstünde yazıyor. Bugünkü işletim sistemlerinin çoğu bunu artık yapmıyor, çünkü MAC’ten türeyen kimlik cihazı hangi ağa giderse gitsin ele veriyor. Kimlik ya rastgele ama ağa göre sabit bir sayıyla (RFC 7217) ya da düzenli aralıklarla değişen geçici bir sayıyla (RFC 8981) dolduruluyor.

Tek bir /64 alt ağ 2 üzeri 64 interface taşıyor. Bu yaklaşık 1,8 çarpı 10 üzeri 19 eder ve IPv4’ün tamamından 4.294.967.296 kat geniştir. Bir /56 önek 256, bir /48 önek 65.536 adet /64 alt ağa bölünüyor. Ev kullanıcısının elinde bile birden çok alt ağ oluyor.

Türü de adresin başı söylüyor. Adresin ilk birkaç bitine bakmak, onun ne işe yaradığını tablodan okumaya yetiyor:

önektürne demek
2000::/3global unicastinternette yönlendirilen adres
fe80::/10link-localyalnızca bu kabloda geçerli; router geçirmez
fc00::/7benzersiz yerelkuruma özel, 10.0.0.0/8 bloğunun karşılığı
ff00::/8multicastbir grubu adresler; sonraki dört bit kapsamı verir
::1/128loopbackmakinenin kendisi
::/128belirsizhenüz adresi olmayan makinenin kaynak alanı
64:ff9b::/96NAT64 önekiiçine bir IPv4 adresi gömülür
2001:db8::/32belgelemebu kitaptaki örnekler bu bloktan

Multicast adresinin dördüncü onaltılık basamağı kapsamı taşıyor ve bu, IPv4’te olmayan bir denetim: ff02::1 bu bağdaki bütün düğümleri, ff05::2 bu sitedeki bütün router’ları, ff0e::101 ise küresel kapsamda saat sunucularını (NTP) adresliyor. Bir multicast’in nereye kadar gideceği artık adresin içinde yazılı.

Önek uzunlukları da bir hiyerarşi kuruyor ve sayıları akılda tutmak kolay: bölgesel kayıt kuruluşu operatöre en az /32 verir, operatör bir kuruma /48, ev abonesine çoğu zaman /56 verir ve her alt ağ /64 olur. Ev kullanıcısının elinde 256 alt ağ bulunmasının sebebi budur.

IPv6’da broadcast adresi yok. Kartın adresinde broadcast’in aslında multicast’in özel hâli olduğunu görmüştük; IPv6 o özel hâli tümden attı. Broadcast’in işini multicast devraldı: herkesi uyandıran çağrı yerine yalnızca ilgili grubu uyandıran çağrı var. Bir de yeni bir tür geldi. 16. bölümde aynı hizmet adresi birçok kenar sunucuda ayakta tutulabiliyordu; anycast IPv6’da bir adres türü olarak tabana yazıldı.

Makine kendi adresini nasıl buluyor?

Durumsuz otomatik yapılandırma ne elle ayar ister ne de ayrı bir sunucu. Router öneki ilan ediyor, makine interface kimliğini kendi üretiyor, adres ikisinin birleşimi oluyor. Kısa adı SLAAC.

Link-local adres, fe80:: öneki ile interface kimliğinin birleştirilmesiyle üretiliyor ve başka bir bağa iletilmiyor. Router olmasa bile makine komşularıyla konuşabiliyor. 30. bölümde ilişkilendirme biter bitmez kart ağa katılıyordu; link-local adres tam o anda, kimseye sorulmadan hazır oluyor.

Adres kullanılmadan önce çakışma denetiminden geçmek zorunda. Kısa adı DAD (Duplicate Address Detection). Makine adresi önce deneme adresi (tentative) sayıyor ve bu adres başkasında mı diye soruyor. Kural SLAAC’a özel değil; DHCPv6 ya da elle ayar fark etmiyor. DHCPv6 rakip de değil: hangi adresin kimde olduğunu sıkı denetlemek isteyen ağ onu seçiyor, ikisi aynı anda da çalışabiliyor.

Adresin iki yarısının nereden geldiğini ve link-local adresle neyi paylaştığını görelim:

SLAAC: sol yarı router'dan, sağ yarı makineden
routeröneki bilen tek tarafsenin makinenMAC 00-1B-44-11-3A-B7Modified EUI-64: araya ff:fe, U/L biti ters21b:44ff:fe11:3ab7interface kimliği · 64 bit · makinedenfe80::link-local önek · router gerekmez21b:44ff:fe11:3ab7aynı interface kimliğirouter ilanı (ICMPv6 134): önek 2001:db8:1:2::/642001:db8:1:2önek · 64 bit · router'dan2001:db8:1:2:21b:44ff:fe11:3ab7kullanmadan önce DAD: komşu isteği (135) sorar, cevap gelmezse adres senin
Sağ yarıyı makine kendisi üretiyor. Interface kimliği 64 bit ve kimseye sorulmadan hazırlanıyor. Klasik yöntemde kartın 48 bitlik MAC adresinin ortasına ff:fe giriyor ve ilk baytın U/L biti ters çevriliyor. Bugünkü işletim sistemlerinin çoğu aynı yeri MAC yerine rastgele bir sayıyla dolduruyor.
  1. Sağ yarıyı makine kendisi üretiyor. Interface kimliği 64 bit ve kimseye sorulmadan hazırlanıyor. Klasik yöntemde kartın 48 bitlik MAC adresinin ortasına ff:fe giriyor ve ilk baytın U/L biti ters çevriliyor. Bugünkü işletim sistemlerinin çoğu aynı yeri MAC yerine rastgele bir sayıyla dolduruyor.
  2. Link-local adres hemen hazır. fe80:: önekine aynı kimlik ekleniyor ve makine daha router görmeden komşularıyla konuşabiliyor. Bu adres bağın dışına hiç çıkmıyor; router ilanını dinlemek için bile önce bu gerekiyor.
  3. Router öneki ilan ediyor. Router ilanı (ICMPv6 134) düzenli aralıklarla ve istek üzerine geliyor; içinde önek, sıçrama sınırı ve bağ parametreleri var. Sol yarının kaynağı bu ilan, bir DHCP sunucusu değil.
  4. İki yarım birleşiyor. Önek ile interface kimliği yan yana geliyor: 2001:db8:1:2:21b:44ff:fe11:3ab7. Sağ yarı link-local adrestekiyle aynı; makine hangi ağa giderse gitsin o yarıyı taşıyor, değişen yalnızca önek.
  5. Kullanmadan önce çakışma denetimi. Adres önce deneme adresi (tentative) sayılıyor. Makine kendi istenen düğüm multicast adresine bir komşu isteği (135) gönderip "bu adres başkasında mı?" diye soruyor; cevap gelmezse adres kesinleşiyor. Kural elle ayar ve DHCPv6 için de geçerli.

Komşu keşfi (Neighbor Discovery) beş ICMPv6 mesajı tanımlıyor: 133 router isteği, 134 router ilanı, 135 komşu isteği, 136 komşu ilanı ve 137 yeniden yönlendirme (redirect). 25. bölümdeki ARP tek bir istek-cevap çiftiydi; onun yerine geçen şey bu beşli.

Komşu isteği iki iş birden yapıyor. Komşunun data link layer adresini öğreniyor. Bellekteki eşlemenin hâlâ geçerli olduğunu da doğruluyor. İkinci iş ARP’ın tanımında yoktu; Linux onu sonradan ARP tablosuna da taşıdı.

Soru bütün ağa da gitmiyor. İstenen düğüm multicast adresi (solicited-node multicast), hedef adresin son 24 bitinin ff02::1:ff00:0/104 önekine eklenmesiyle kuruluyor. Belgeleme önekinden bir örnek: 2001:db8::1a2b:3c4d adresini arayan çağrı ff02::1:ff2b:3c4d adresine gidiyor. Uyanan düğüm sayısı avuç içi kadar kalıyor.

Ters yönde de bir ilan var. Router ilanı hem düzenli aralıklarla hem de istek üzerine gidiyor, içinde önek, sıçrama sınırı önerisi ve bağ parametreleri taşıyor. Makinenin default gateway listesi bu ilanlardan kuruluyor.

İki sürüm aynı kabloda

İnternette bayrak günü yok. 1 Ocak 1983’te ARPANET bütün makinelerini tek günde eski protokolünden TCP/IP’ye geçirmişti; bugünün internetinde böyle bir gün imkânsız. Bütün router’lar aynı gün yükseltilemediği için iki sürüm yan yana yaşamak zorunda. Geçişin zor tarafı teknik değil takvimsel.

Çift yığın bir makine ikisini birden konuşuyor. Bir ismin IPv6 karşılığı AAAA kaydında duruyor ve kaydın tür numarası 28. A kaydı 32 bit taşıyor, AAAA kaydı 128 bit.

İstemci iki soruyu peş peşe soruyor ve önce AAAA’yı gönderiyor. İkisinin de dönmesini beklemiyor. A cevabı önce geldiyse AAAA için 50 ms bekliyor. Bağlantı denemeleri arasındaki varsayılan bekleme 250 ms, alt sınır 100 ms, üst sınır 2 saniye. İlk kurulan bağlantı kazanıyor ve diğerleri iptal ediliyor. Yarışın adı Happy Eyeballs, varsayımı IPv6’yı tercih etmek. Kullanıcı hiçbir şey fark etmiyor. Üçüncü sürümün taslağı yarışa QUIC’i ve DNS’teki HTTPS kaydını da katıyor.

Yolun ortasında IPv6 konuşmayan bir ağ varsa tünel kuruluyor. Tünelleme, IPv6 datagramını IPv4 datagramının yükü olarak taşımak demek: paketin içinde paket. Tünelde iki adres çifti aynı anda yaşıyor. Dış başlıktaki çift tünel uçlarını gösteriyor, iç başlıktaki çift gerçek kaynak ve hedefi. 33. bölümde çekirdek ağ da kullanıcı trafiğini baz istasyonuna tünelliyordu; zarf değişti, fikir aynı.

Tünel tek çare değil ve bugün mobil şebekelerde asıl kullanılan yöntem başka: çeviri. NAT64 adındaki geçit, IPv6-only bir ağdaki istemciyi IPv4-only bir sunucuya bağlıyor. Yanındaki DNS64 ise numaranın kalbi: istemci AAAA sorduğunda ve karşılığı yoksa, A kaydındaki 32 bitlik adresi alıp 64:ff9b::/96 önekinin içine gömerek sahte bir IPv6 adresi üretiyor.

gerçek IPv4    203.0.113.9
DNS64 üretir   64:ff9b::cb00:7109      (cb007109, 203.0.113.9'un onaltılığı)

İstemci bunu sıradan bir IPv6 adresi sanıp bağlanıyor; paket öneki tanıyan NAT64 geçidine düşüyor, geçit gömülü adresi çıkarıp IPv4 tarafına çeviriyor. İstemcinin IPv4 yığını hiç olmadı, ama IPv4 dünyasına erişti.

Bir boşluk kalıyor: DNS64 yalnızca ada bakan uygulamalar için çalışıyor. Bir program IPv4 adresini kod içine gömmüşse ya da doğrudan IPv4 soketi açıyorsa numara işlemiyor. 464XLAT bunu da kapatıyor: cihazın içindeki küçük bir çevirici, uygulamanın açtığı IPv4 soketini IPv6’ya çevirip NAT64’e gönderiyor. ABD’de T-Mobile gibi büyük mobil şebekeler böyle çalışıyor: şebeke IPv6-only, uygulamaların çoğu bunu hiç bilmiyor. Apple da 2016’dan beri App Store’a giren her uygulamanın böyle bir ağda çalışmasını şart koşuyor.

Sayı tarafında iş yavaş yürüdü. Google’ın ölçümünde IPv6 üzerinden erişen kullanıcı oranı 28 Mart 2026’da %50,10 oldu ve on sekiz yılda ilk kez yarı aşıldı. O gün bir cumartesiydi ve bu tesadüf değil: oran hafta sonları yükseliyor, hafta içi düşüyor. Evden ve telefondan bağlananlar büyük ölçüde IPv6’lı, şirket ağları hâlâ çoğunlukla IPv4’lü. Türkiye geriden geliyor: APNIC Labs’in Eylül 2026 ölçümünde kullanıcıların yaklaşık beşte biri IPv6 kullanabiliyor ve operatörler arasındaki fark çok büyük. Vodafone’da oran yarıyı aşarken Türk Telekom’un sabit ağında üçte bir, Turkcell’de yedide bir civarında. Yayılma 25 yılı aştı, hâlâ sürüyor. Aynı sürede application layer baştan aşağı değişti: web, sosyal medya, video akışı, oyun, uzaktan görüşme. Sebebi de bu farkta. Uygulama tek tarafta değişebiliyor, network layer sürümü herkesin birlikte değişmesini istiyor.

Kendi makinende bakabilirsin. Linux’ta ip -6 addr show fe80:: ile başlayan link-local adresi ve genel adresi yan yana yazar, Windows’ta ipconfig çıktısında Link-local IPv6 Address satırı durur. ping -6 ve dig AAAA ise karşı tarafın IPv6 konuşup konuşmadığını söyler.

Özet

  • IPv6 adresi 128 bittir: adres dört kat uzadı ama adres alanı 2 üzeri 96 kat büyüdü.
  • Sabit başlık 40 bayttır: bu başlığın %80’i iki adrestir ve alanlar hep aynı yerde durur.
  • Gösterim tek biçime bağlıdır: baştaki sıfırlar atılır, en uzun sıfır dizisi çift iki noktaya iner, harfler küçük yazılır.
  • Adres iki yarıdan oluşur: ilk 64 bit alt ağı, son 64 bit o bağdaki interface’i gösterir.
  • Makine adresini kendi üretir: router öneki ilan eder, makine kimliği ekler, çakışma denetimi onaylar.
  • Geçiş yan yana yaşamaktır: çift yığın, tünel ve çeviri (NAT64, 464XLAT) iki sürümü aynı internette birlikte tutar; bayrak günü yoktur.

Adres alanı büyüdü, gösterim sadeleşti ve makine kendi adresini kendi kurdu. Paket artık geçitten çıkmaya hazır. Peki onu ilk alan router, hedefe giden yolun tamamını biliyor mu?

39. bölüme devam et: Router Mimarisi